KÜÇÜK
AMA SÜRPRİZLERLE DOLU BİR ŞEHİR: AMSTERDAM
Barcelona'dan sonra kendimi en mutlu
hissettiğim şehirlerden biri AMSTERDAM .
Köln- Amsterdam arası yaptığımız tren yolculuğu
sonunda istasyondan dışarı çıktığımızda kar en iyi ihtimalle yağmuru beklerken
bizi güneş karşıladı .Gerçekten tam bir gezenti şansı olduğunu biliyordum.
Amsterdam Centraal Tren istasyonundan çıktından sonra Damrak Meydanı na doğru
10 dk yürüme mesafesinde olan otelimize hemen ulaştık. Bulldog Hotel şehrin en
popüler otellerinden biri. Aynı zamanda Coffeeshop zincirine sahip.
http://www.bulldoghotel.com/
http://www.thebulldog.com/
Otelden Damrak meydanı, Red Light street, Bloenmarkt,
Leidsplein, Rembrandtplein, Museumplein gibi bölgelere çok rahat
ulaşabilirsiniz.
Amsterdamı en popüler yeri Red Light Street'in göbeğinde olan bu otele girer girmez gördüğüm afiş karşısında bu şehirde ne kadar eğleneceğimizi anladım.
Amsterdamı en popüler yeri Red Light Street'in göbeğinde olan bu otele girer girmez gördüğüm afiş karşısında bu şehirde ne kadar eğleneceğimizi anladım.
Otelden keşfedilmeyi bekleyen koca bir şehir varken oda da oturmak olmaz deyip kendimizi sokaklara attık. |
Prinsengracht,
Keizergracht, Singelgracht ve Herengracht adlı kanallar, Amsterdam’ın en
önemli kanalları. Her kaybolduğunuz sokağın ardından sizi kucaklıyorlar. Bulmak
için ekstra çaba harcamanıza gerek yok.
Central Satiton'dan şehre doğru yürürken
karşınıza çıkacak Diomand Factory önünden 10 eoro ya 1 saat süren kanal turuyla
şehri keşfetmeye başlamak iyi bir başlangıç olabilir .Birkaç dilde rehberlik
hizmeti veren bu teknelerden şehre bakmak oldukça eğlenceli. Birçok şehirde olmasına rağmen en güzel olanı Amsterdam'da olanıydı. Çünkü sadece şehri görmek için değil, kanal evlerini yakından görmek
için fırsattı. Su ve tasarım delisi bir insansanız iç çekmek ve büyük
hayaller kurmak için harika bir fırsat !
***Kanal evlerinden bazıları.
***Hayal kurmak için güzel bir yer...
***Film seti değil gerçek !
***En çok aklımda kalan...
Bu keyifli kanal turundan sonra çok merak ettiğim çiçek pazarına gittik. Lale soğanı alıp ta ne yapacağım demeyin. Onları görünce hangisini alsam? Acaba kaç tanesi sığar valizime ? diye sorular sormaya başlıyor insan kendine :)
Leidseplein caddesi şehrin en hareketli caddelerinden biri .Tasarım ayakkabı ve giyim mağazaları, peynir dükkanları, et restoranlarıyla dolu çok eğlenceli bir cadde.Yol boyunca tramvayla yolculuk etmek, bisiklet kiralamak ya da yok hiç yoramam kendimi diyorsanız şöforlü bisikletler kiralayıp caddenin tadını çıkarmak mümkün .
***Leidseplein caddesi
***Leidseplein caddesinde sohbet...
***Aydınlatma tasarım mağazzası
***Gurme dükkanların müthiş vitrinleri
***Bu caddeyi daha hızlı ve konforlu gezmek için kiralayabilirsiniz.
Kasım ayının bu zamanlarında tüm Avrupa şehirlerinde olduğu gibi Yeni yıl hazırlıkları başladığı için şehrin meydanlarında sıcak şarap,yiyecek ve tatlı satan standlar kuruluyor.Yanlarından geçerken kokulara dayanmak mümkün değil.Tarçın ve elma kokusuna dayanamayıp birinin önünde bulduk kendimizi ve müthiş lezzetli dışı hamur ve pudra şekerli içinde elma püresi olan harika tatlıyı yedik :) Denk gelirseniz mutlaka deneyin.Kokusu hala burnumda !
***Dışı şeker ve tarcın kaplı içinde erimiş elma parçaları olan efsane lezzet :)
***Soğuktan üşüyenler için kısa bir mola..Martini ve yeni planlar için haritam
Bu cadde üzerinde mutlaka önereceğim bir dükkan daha var. BURGER BAR. Hayatımda yediğim en lezzetli hamburgerden biriydi diyebilirim. Küçük fakat çok kalabalık bir dükkan biraz sıra beklemenize rağmen kesinlikle sonucuna değiyor. Hamburger köftesini gramına göre siz karar veriyorsunuz.Dolayısıyla büyüklüğüne de.Kızarmış patates ve soslarla sunulan menüler çok lezzetli. Yemeğinizi kalabalıksanız içerideki büyük masada ya da yok dışarıda olan biteni de kaçırmayayım derseniz, dışarıya bakan bar sandalyeleri üzerinde yiyebilirsiniz.
***BURGERBAR'dan...
***BURGERBAR Hamburgerleri beklerken...
***BURGERBAR...Hiç bitmese :)
Bir yazıya sığdırırım dediğim bu küçük şehri anlat anlat bitmiyormuş meğer! Şimdilik bu kadar diyelim. İkinci yazımda kaldığım yerden devam edeceğim.
Devam edecek...
***Kanal evlerinden bazıları.
***Hayal kurmak için güzel bir yer...
***Film seti değil gerçek !
***En çok aklımda kalan...
Bu keyifli kanal turundan sonra çok merak ettiğim çiçek pazarına gittik. Lale soğanı alıp ta ne yapacağım demeyin. Onları görünce hangisini alsam? Acaba kaç tanesi sığar valizime ? diye sorular sormaya başlıyor insan kendine :)
*** Almadığım için pişman olup giden bir arkadaşımdan rica ettiğim lale soğanları.Her yıl balkonumda açarak kıpkırmızı çiçeğini benimle paylaşıyor ! Mutlaka alın pişman olmazsınız !
Leidseplein caddesi şehrin en hareketli caddelerinden biri .Tasarım ayakkabı ve giyim mağazaları, peynir dükkanları, et restoranlarıyla dolu çok eğlenceli bir cadde.Yol boyunca tramvayla yolculuk etmek, bisiklet kiralamak ya da yok hiç yoramam kendimi diyorsanız şöforlü bisikletler kiralayıp caddenin tadını çıkarmak mümkün .
***Leidseplein caddesi
***Leidseplein caddesinde sohbet...
***Aydınlatma tasarım mağazzası
***Gurme dükkanların müthiş vitrinleri
***Bu caddeyi daha hızlı ve konforlu gezmek için kiralayabilirsiniz.
Kasım ayının bu zamanlarında tüm Avrupa şehirlerinde olduğu gibi Yeni yıl hazırlıkları başladığı için şehrin meydanlarında sıcak şarap,yiyecek ve tatlı satan standlar kuruluyor.Yanlarından geçerken kokulara dayanmak mümkün değil.Tarçın ve elma kokusuna dayanamayıp birinin önünde bulduk kendimizi ve müthiş lezzetli dışı hamur ve pudra şekerli içinde elma püresi olan harika tatlıyı yedik :) Denk gelirseniz mutlaka deneyin.Kokusu hala burnumda !
***Dışı şeker ve tarcın kaplı içinde erimiş elma parçaları olan efsane lezzet :)
Bu cadde üzerinde mutlaka önereceğim bir dükkan daha var. BURGER BAR. Hayatımda yediğim en lezzetli hamburgerden biriydi diyebilirim. Küçük fakat çok kalabalık bir dükkan biraz sıra beklemenize rağmen kesinlikle sonucuna değiyor. Hamburger köftesini gramına göre siz karar veriyorsunuz.Dolayısıyla büyüklüğüne de.Kızarmış patates ve soslarla sunulan menüler çok lezzetli. Yemeğinizi kalabalıksanız içerideki büyük masada ya da yok dışarıda olan biteni de kaçırmayayım derseniz, dışarıya bakan bar sandalyeleri üzerinde yiyebilirsiniz.
***BURGERBAR'dan...
***BURGERBAR Hamburgerleri beklerken...
***BURGERBAR...Hiç bitmese :)
Bir yazıya sığdırırım dediğim bu küçük şehri anlat anlat bitmiyormuş meğer! Şimdilik bu kadar diyelim. İkinci yazımda kaldığım yerden devam edeceğim.
Devam edecek...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder